6 Ocak 2010 Çarşamba

grandtuvalet

söz vermiştim aslında
tabiki yapamadım
kendim için verdiğim sözleri
hiç tutmazdım zaten

köşeyi dönerken o yüz yine fırlamazdı
aniden çalmazdı telefon açınca
duyulmazdı
azıcık beklediklerinden
alamazdın işte verilmezdi sana
kıymetin yetmezdi

adam sen
sen adam sen dışarıdayken
sırasını beklemekten yorulanlar içeriden
yarım yamalak emin olmak
çelişkisiyle hareket edip
bildiğini yapmanada izin vermeden
senden koşulsuz nefret eder

bomboş olan kalbinde
sıkılırken yalnızlıktan
uğrayabilirdin arasıra

ama sen kadın yoramazdın
sözler verildi ama
ama aldın sözleri yorulmadan
ki sen kadın çatlatır kabuğunu
yıllarla örülen adamın
ama kadın
sızardın içeri
acı tadını salardınki
kana kana içirmezdin kendini
biryandan uçardın alkol gibi
hissetmesinler gittiğini

8 Ekim 2008 Çarşamba

Görev

Sigaramı içip karizmasına bakıyorum dumanın gülüm.

Sırf sen seversin böylesini diye.

Ve gülüm ben edebiyatı anlatmak istiyorum sana.

Hiç bilmesem bile.

Yine ben gülüm.

Sırf gülüm ü kullanıyorum klişedir diye.

Sarı ışık altındaki yeşil yaprağın morunu anlatmak istiyorum sana.

Sırf etkilenesin diye.

Zamanla zayıflatırım irademi. İnanmak istemediğim şeylere.

Benim için “yaşlanmak” kelimesi beni beyaz saçlı, kel, kulağı işitmez birisi olarak canlandırmaksa bile.

Edebiyatı istediğin gibi kullanmak istiyorum gülüm.

Sırf sen etkilenesin diye.

Şiir dürüstlüktür be gülüm.

Ayıksan bile. Bilmesen de.

Çok yalancı tanıdım gülüm sen tahmin etmesen bile.

Tehlikeli değildi hiçbiri şimdiye kadar.

Rüylaradan, yansımalardan bahsedemem.

Dürüstlüktür dedim. Kötü bir şiirle kalbini öldürebilirim.

Zamana yapılan en büyük ihanet uyku değil mi gülüm.

Benim kayıplarım yazıktır belki ama seninkiler birer trajedi.

Ben yaşadığım sürece en azından insan olacaktır.

Birbirimizin gözünden bakabilseydik aynı şeyi görebilirdik ancak; bir elmanın elma olduğunu değişmezdir bilirsin.

Ve aşk gülüm insana daha çok dairdir mühendislikten.

Meslek değildir aşk gülüm, hiçtir ümitsizlikten.

Düzgün pencereli binalardan bıktım.

Düzensiz pencerelerdeki mutlu insanları izlemek istiyorum.

İki satırı sana yazacağım imge seversin bilirim.

Bütün camlar kırılacak gülüm evindekiler bile.

Sende istersin gülüm, camda ister kırılmak “etkileyeceğim” diye.

Kokun kalır ya gülüm sen gitsen bile.

En büyük özgürlük hayalimdedir kollarımda olsan bile.

Vazgeçmeden.

29 Ocak 2008 Salı

awaken my child

Zevk neden bu kadar kaprisli
mutluluk neden bu kadar kısadır
neden beni terk ettin
neden gittin

"de fem benspaend"